Badıllı Sait Bey (Sait Badıllı), Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuş sürecinde, Şanlıurfa merkezli Badıllı Aşireti’nin başında duran, halkını işgale karşı ayağa kaldıran tarihî bir kahramandır.
O, yalnızca bir aşiret reisi değil; işgal karşısında boyun eğmeyen bir iradenin, Urfa’nın hürriyet davasının öncü simgelerinden biridir.
Urfa’nın “Şanlı” unvanına giden yol, onun ve onun gibi yiğitlerin kan, fedakârlık ve cesaretle ördüğü bir yoldur.
Badıllı Aşireti, Urfa’nın en büyük ve en köklü aşiretlerinden biridir. Mezralarıyla birlikte yaklaşık 40 köyü kapsayan bu yapı;
Yüzyıllar boyunca Urfa–Harran–Siverek hattında etkili olmuş
Barışta adaletin, savaşta cesaretin temsilcisi sayılmış
Devletin çözüldüğü anlarda milletin omurgası hâline gelmiştir
Badıllı Sait Bey, işte bu köklü yapının tarih sahnesine çıkardığı en güçlü liderlerden biridir.
1919’da Urfa işgal edildiğinde, şehir yalnız değildi ama öncülere muhtaçtı.
Badıllı Sait Bey, bu öncülerden biri değil; en önde yürüyenlerdendi.
Fransız işgali başladığında:
Aşiretini tek bir emirle seferber etti
Yaklaşık 250 silahlı Badıllı savaşçısını direnişe kattı
Korkunun değil, kararlılığın diliyle konuştu
Onun çağrısı, yalnız Badıllılara değil, Urfa’nın kaderine yapılmış bir çağrıydı.
Badıllı Sait Bey, savaş meydanlarında:
Ön safta yürüyen
Geri çekilmeyen
Zor görevleri başkasına havale etmeyen
bir liderdi.
Badıllı kuvvetleriyle:
Karaköprü’de toplandı
Bey Kapısı’ndan şehre girdi
Hasan Paşa Camii çevresinde mevzilendi
Çete savaşlarında direnişin belkemiği oldu
Urfa savunmasında, yalnız silah değil; irade, düzen ve cesaret vardı.
Bunların her biri, Badıllı Sait Bey’in şahsında vücut buldu.
Fransız kuvvetleri Urfa’yı terk ettiğinde tarih 11 Nisan 1920’yi yazıyordu.
Bu tarih, yalnızca bir kurtuluş günü değil; bir milletin “boyun eğmeyiz” dediği gündü.
Badıllı Sait Bey ve aşireti:
Bu zaferin fiilî sahipleri arasındaydı
Bedel ödemişti
Kaybetmişti
Ama geri adım atmamıştı
Bu yüzden Badıllı Aşireti, İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı.
Badıllı Sait Bey:
Savaşta sert
Barışta adil
Güçte ölçülü
bir liderdi.
Aşiretler arası fitneye izin vermedi, iç kavgalara kapı açmadı.
O, kahramanlığı kana değil, sorumluluğa bağlayan bir anlayışın temsilcisiydi.
Onun mirası, yalnız cephede kalmadı.
Oğlu Kemal Badıllı, hukukçu, milletvekili ve Kürt dili araştırmacısı olarak bu mirası fikrî ve kültürel alanda sürdürdü.
Bu yönüyle Badıllı Sait Bey:
Silahla direnen
Kalemle devam eden
bir neslin başlangıç noktasıdır.
Badıllı Sait Bey, 1944 yılında vefat etti.
Ancak onun adı:
Urfa’nın kurtuluş hafızasında
Badıllı Aşireti’nin onur tarihinde
Direniş anlatılarında
yaşamaya devam etmektedir.
Badıllı Sait Bey;
Bir aşiret reisi değil, bir direniş lideridir
Bir yerel figür değil, bir kurtuluş kahramanıdır
Bir dönemin adamı değil, bir ruhun adıdır
Badıllı Sait Bey, Urfa’nın kurtuluşunu seyredenlerden değil;
onu omuzlayanlardan biridir.