• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Hacı Ahmet Dönmez

Hacı Ahmet Dönmez

Ağrı/Patnos’tan Hacı Ahmet Dönmez ile Yapılan Röportaj

A.Ş.: Sizi tanıyabilir miyiz?
A.D.: İsmim Hacı Ahmet Dönmez. Ağrı/Patnos Badıllıları’ndanım.

A.Ş.: Badıllı Aşireti kimdir, nereden gelmiştir?
A.D.: Badıllılar iki kardeşten türemedir. Badıl Bey’in zürriyetinden Zeynel Bey ve Zade Bey’in çocuklarıdır. Zeynel Bey aşiret işleriyle, Zade Bey de din işleriyle uğraşmış. Türkiye’nin 81 ilinde Badıllılar vardır. Badıllılar üzerinde çok fazla oyunlar oynanmıştır. Urfa’nın, Maraş’ın kurtuluşunda Badıllılar’ın emeği çok büyüktür ama isimleri tarihe geçmemiştir. Badıllılar’ı sürekli sürgün etmişlerdir.

A.Ş.: Neden sürgün etmişler?
A.D.: Büyük, güçlü bir aşiret olduğu için korkmuşlar; “Bunlar devlet kuracaklar.” diye çekinmişler. Badıllı tarihinde Allah’a ve Resulullah’a sadakat ve devlete bağlılık vardır. Hiçbir gerçek Badıllı diyemez ki “Ben devletime ve bayrağıma hainim.” Ben Allah’a ve Resulullah’a bağlı değilim diyemez; çünkü kanında asalet vardır. Kimi büyüklerimiz Hz. Abbas’ın soyundan geldiğimizi, kimi de Süleyman Şah zürriyetinden olduğumuzu söyler. Süleyman Şah soyundan geldiğimizi diyenler Türk olduğumuzu söyler. Hz. Abbas soyundan geldiğimizi diyenler de Kürt ve Arap karışımı olduğumuzu söylerler.

Badıllılar birbirlerini çok tutmazlar. Bu, Şeyh Muhammed Bal Hazretleri’nin bedduasıdır. Demiş ki:
“Badıllılar devlette iyi makamlara gelsinler, zengin ve varlıklı olsunlar ama Allah onları hiçbir zaman bir yapmasın. Çünkü bir olmaya çalışırlarsa devlet kurmaya kalkışırlar, benim tabağımı yıkarlar.”

A.Ş.: Söylediğiniz Şeyh Muhammed Bal kimdir?
A.D.: Arabistan’dan gelen Vehhabiler tarafından kovalanan ve Hz. Abbas’ın hocalarından, Abbasi Halifesi’nin seydasıdır. Bedduasının nedeni, “Eğer devlet kurmaya kalkışırlarsa bana bağlı olan Badıllılar yok olur.” diyor. Bu beddua da kabul olmuş. Şeyh Muhammed Bal Hazretleri’nin çok büyük kerametleri var. Keramet sahibi, ilim ve irfan sahibi bir insandır.

Türkiye’deki Badıllılar bellidir; yüzde 90’ının sırtında hafif bir kamburluk vardır. Yüzde 80’i göbeklidir. Badıllılar çok misafirperverdir. Badıllılar’ın kurduğu sofrayı hiçbir aşiret, soy verememiştir. Bu Badıllılar’ın genlerinde var. Binali Yıldırım parti kurulmadan önce buraya gelmiş, beni sormuş. Gidip gördüğüm anda kanım kaynadı ona. Gidip dedim:

“Sen Badıllı mısın?”

“Evet, nereden bildin?” dedi.

“Senin belin benim gibi biraz kambur ve siman da bizimkine benziyor.” dedim.

Oturduk, konuştuk. Biz burada 20 bin kişi varız. 18 köyümüz var ama 6 köy saf Badıllı’dır.

Dedi: “Nereden gelmişsiniz?”

Dedim: “Urfa’dan Tahir’e gelmişiz. Orada büyük çatışmalardan sonra dağılma oldu. Bir kısmı Erzincan’a gitmiş, bir kısmı da Gümüşhane Kelkit’e, Samsun’a gitti.”

Dedi: “Senin deden kimse benim de dedem odur.” ve kucakladı beni. O zaman dedi: “Biz AK Parti’yi kuruyoruz, bütün Türkiye bize hastadır; biz de akrabalarımıza hastayız.” Benim eczacı oğluma teşkilat kurma görevini verdi ve 3 dönem başkanlık yaptı. Biz bu ilçede 55 sene belediye reisliği yapmışız.

A.Ş.: Osmanlı-Rus 93 Harbi’nde sizler muhacir oldunuz mu?
A.D.: Hayır, bizler muhacirliğe gitmedik. Ruslarla savaştık. Bizim aileden 35 kişi şehit düştü. Dedem, amcam ve ailesi şehit düştü. Rusların karşısında büyük bir harp verdiler. Belli yerlerde savaşan 35 gencimiz şehit düştü. Ruslar geldi, işgal etti ama savaştan sonra bize zarar vermedi. Onlar gittikten sonra bizim akrabalar yine birleşti. Birleşme olunca hükümetin hoşuna gitmedi. Atatürk bizimkileri Burdur’un Alvarlı Köyü’ne, bir kısmını Mersin Silifke’ye ve Kayseri’ye sürgün etti. Sürgüne gidenlerin yüzde 99’u geri geldi.

A.Ş.: Ağrı/Patnos Badıllıları hangi dili konuşur?
A.D.: Türkçe ve Kürtçe konuşurlar. Bizim burada telefon, televizyon yaygınlaşmadan tek kelime Türkçe bilmeden ölenler vardır. Sadece Kürtçe konuşuluyordu.

A.Ş.: Yaşınız ve burada Badıllılar’ın merkezinde olmanız nedeniyle hiç Irak ve İran’daki Badıllılar’la iletişime geçtiniz mi?
A.D.: Ben o taraflara hiç gitmedim. Amerika’ya, İtalya’ya gittim ama İran ve Irak’a gitmedim. Oradakilerle de bir iletişimimiz olmadı.

A.Ş.: Sizin son dönemlerde yapmış olduğunuz bir çalışma var mı?
A.D.: Ben yazacaktım ama cezaevine düşünce yarım kaldı. Elimde biraz yazılı kaynak var ve “Badıllılar’ın Şerefnamesi” adıyla kitap yazacaktım. İnşallah bir gün yazıp bitirirsem size de iletirim.

Logomuzun Manası

badıllı aşireti sitesi ne işe yarıyor

sık sorulan sorular

Yanlış Bilinen Doğrular

Soy Araştırması Nasıl Yapılır

Badıllı Aşireti Badıllı olmak

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam251
Toplam Ziyaret187443
Anket
Terörsüz Türkiye Hakkında Toplum Görüşü