
Urfa Badıllıları, inanç çizgisi olarak Ehl-i Sünnet vel-Cemaat yolunu esas alan, Hanefî mezhebine bağlı Sünnî Müslümanlardır. İnanç anlayışlarının temel ölçüsü Kur’ân ve Sünnettir. Aşiret hayatında din; yalnızca ibadetlerle sınırlı olmayıp ahlâkı, edebi, komşuluk hukukunu ve toplumsal düzeni belirleyen ana unsurdur.
Urfa Badıllıları arasında manevî meşrep bakımından farklı yönelişler bulunmaktadır. Aşiretin bir kısmı, Siirt Tillo merkezli Şeyh Gavsul Memduh Hazretleri’nin irşad ve tasavvuf çizgisine muhabbet besleyen, ehl-i tarikat ve cemaat geleneği içinde yer alan bir anlayışı benimsemiştir. Bu çizgi; edep, teslimiyet, nefis terbiyesi ve ahlâk merkezli bir manevî hayatı esas alır.
Bununla birlikte Bediüzzaman Said Nursî’ye ve Risale-i Nur hizmetine dostluk ve muhabbet, Urfa Badıllıları arasında yaygın ve köklü bir duruştur. Risale-i Nur’un iman, kardeşlik, fitneden uzak durma ve ahlâk vurgusu, Badıllı toplumsal yapısında güçlü bir karşılık bulmuştur.
Urfa Badıllılarının bir kısmı ise Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’ne muhabbet besleyen, ilim, irfan ve hizmet merkezli bir anlayışa yakınlık göstermektedir.
Bu farklı manevî meşrepler, Urfa Badıllıları için ayrışma değil bir zenginliktir. Hiçbiri diğerinden üstün görülmez. Doğru istikamet Kur’ân ve Sünnettir; bu ölçü içinde kalan her yol ve hizmet kıymetli kabul edilir. Aşırılık, dışlayıcılık, tekfir ve fitne dili hoş karşılanmaz.
Urfa Badıllılarında:
İman, ahlâk ve edep hayatın merkezindedir,
Kul hakkı, komşuluk hukuku ve yardımlaşma kutsal kabul edilir,
Dinî ve manevî hayat sükûnet, denge ve hikmet üzere yaşanır.
Bu yönüyle Urfa Badıllılarının inanç yapısı; Ehl-i Sünnet vel-Cemaat çizgisinde, tasavvuf, cemaat ve iman hizmetlerini birbirini tamamlayan değerler olarak gören, köklü ve mutedil bir anlayışı temsil etmektedir.